vioft2nnt8|2000BDFC6638|yunusbirbilen|tbl_sayfa|metin|0xfdffc161020000003504000001000100T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarasi: 2020/6 Karar Numarasi: 2021/342 Karar Tarihi: 25.03.2021 KIDEM, IHBAR VE SENDIKAL TAZMINAT ISTEMI SENDIKAL TAZMINAT HESABINDA DIKKATE ALINACAK ÜCRET SENDIKAL TAZMINATIN ISTINAF SEBEBI YAPILMAMASI SENDIKAL TAZMINAT HESABINDA ESAS ÜCRETIN KAMU DÜZENINE ILISKIN OLMAMASI ÖZETI: Davaci, açtigi ise iade davasinda ise iade ve sendikal tazminat taleplerinin kabul edildigini, kararin temyiz incelemesinden geçerek kesinlestigini, davali isverene ise baslatilmasi için ihtarname göndermesine ragmen ise baslatilmadigini, fesihten önceki aylik ücretini belirterek kidem, ihbar ve sendikal tazminatlar ile noter masrafinin davalidan tahsiline karar verilmesini talep etmistir. Uyusmazlik, davacinin, hangi tarihteki ücretinin sendikal tazminat hesabinda dikkate alinacagi noktasinda toplanmaktadir. Somut olaya iliskin maddi ve hukuki olgulara göre; ilk derece mahkemesi kararini istinaf eden davali vekilince istinaf dilekçesinde istinaf sebepleri basvuru sebepleri ve gerekçelerimiz basligi altinda somutlastirilmis olup taraf vekilince mahkemece hükmedilen sendikal tazminata yönelik bir istinaf sebebi ileri sürülmedigi ve istinaf dilekçesinin tümü bir bütün olarak degerlendirildiginde de bozma konusu olan sendikal tazminatin istinaf sebebi yapilmadigi, sendikal tazminatin hangi ücret üzerinden hesaplanacagi hususunun da kamu düzenine iliskin olmadigi gibi sendikal tazminatin hesabina esas ücretin belirlenmesinin kanunun açik hükmüne aykirilik teskil etmedigi dikkate alindiginda Bölge Adliye Mahkemesi tarafindan davali vekilince istinaf sebebi yapilmadigi ve bu durum kamu düzenine iliskin bulunmadigi gerekçesiyle re'sen nazara da alinmadigi belirtilerek verilen direnme kararinin usul ve yasaya uygun oldugu sonucuna varilmistir. 1. Taraflar arasindaki “isçilik alacagi” davasindan dolayi yapilan yargilama sonunda, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen istinaf basvurusunun kismen kabulü ile ilk derece mahkeme kararinin kaldirilarak asil ve birlesen davanin kabulüne dair karar davali vekili tarafindan temyiz edilmesi üzerine Yargitay 9. Hukuk Dairesince yapilan inceleme sonunda bozulmus, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince Özel Daire bozma kararina karsi direnilmistir. 2. Direnme karari davali vekili tarafindan temyiz edilmistir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra geregi görüsüldü: I. YARGILAMA SÜRECI Davaci Istemi: 4.1. Davaci vekili asil dava dilekçesinde; müvekkilinin davali isyerinde 01.09.2006-03.03.2015 tarihleri arasinda pasta ustasi olarak çalisirken is sözlesmesinin haksiz ve sendikal nedenlerle feshedildigini, davacinin açtigi ise iade davasinda ise iade ve sendikal tazminat taleplerinin kabul edildigini, kararin temyiz incelemesinden geçerek kesinlestigini, davali isverene ise baslatilmasi için ihtarname göndermesine ragmen ise baslatilmadigini, fesihten önceki aylik ücretinin net 2.800TL oldugunu belirterek kidem, ihbar ve sendikal tazminatlar ile noter masrafinin davalidan tahsiline karar verilmesini talep etmistir. 4.2. Mahkemenin birlesen 2017/267 Esas sayili dosyasinda davaci vekili; bosta geçen süre ücret alacaginin davalidan tahsiline karar verilmesini talep etmistir. Davali Cevabi: 5. Davali vekili cevap dilekçesinde; davanin belirsiz alacak davasi olarak açilamayacagini bu nedenle hukuki yarar yoklugundan reddinin gerektigini, is sözlesmesinin hakli nedenle feshedildigini, davacinin kidem ve ihbar tazminatlarina hak kazanamadigini savunarak davanin reddini istemistir. Mahkeme Karari: 6. Bursa 5. Is Mahkemesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/148 E., 2018/69 K. sayili karari ile; davacinin kesinlesen ise iade karari sonrasinda süresinde davali isverene ise baslatilmasi için talepte bulundugu ancak ise baslatilmadigi gerekçesiyle asil ve birlesen davalarin kabulüne karar verilmistir. Bölge Adliye Mahkemesi Karari: 7. Davali vekili tarafindan süresi içerisinde istinaf kanun yoluna basvurulmustur. 8. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince 04.07.2018 tarihli ve 2018/1111 E., 2018/1292 K. sayili karari ile; davanin kismi eda külli tespit davasi olarak açildigi ve davalinin davadan önce temerrüde düsürülmediginin tespiti ile dava dilekçesinde talep edilen miktarlar için dava tarihinden, daha sonra arttirilan miktarlar için ise talep arttirim tarihinden, kidem tazminatina ise davacinin ise baslatilmadigi tarihten itibaren faiz isletilmesi gerektigi ve noter masraflarinin ayri bir alacak kalemi olarak istenemeyecegi gerekçesiyle davalinin istinaf basvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 353. maddesinin 1. fikrasinin (b) bendinin 2. alt bendi uyarinca esastan kismen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararinin kaldirilmasina, asil ve birlesen davalarin kabulüne karar verilmistir. Özel Daire Bozma Karari: 9. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin yukarida belirtilen kararina karsi süresi içinde davali vekili temyiz isteminde bulunmustur. 10. Yargitay 9. Hukuk Dairesinin 24.04.2019 tarihli ve 2018/8159 E., 2019/9546 K. sayili karari ile; "... 1-Dosya kapsaminin birlikte degerlendirilmesiyle yapilan inceleme sonucunda, uyusmazliga uygulanmasi gereken hukuk kurallarina göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararinin asagidaki bendin kapsami disinda kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüstür 2- Uyusmazlik; davacinin, hangi tarihteki ücretinin sendikal tazminat hesabinda dikkate alinacagi noktasinda toplanmaktadir. Sendikal tazminat, Is Kanunu'nun 21. maddesinde düzenlenen is güvencesi tazminatindan farkli ve bagimsiz bir tazminat türü olup, isçinin ise basvurusu veya ise baslatilip, baslatilmamasi sartlarina bagli degildir. Bu nedenle, davacinin geçersizligine hükmedilen fesih tarihindeki çiplak ücreti yerine, ise baslatilmadigi tarihteki ücreti esas alinarak hesaplama yapilan bilirkisi raporuna istinaden, sendikal tazminatin hüküm altina alinmasi hatalidir. Nitekim, ayni davaliya karsi açilan ve Dairemizce ayni gün temyiz incelemesi yapilan benzer davalarda da farkli Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince bu hususunda gözetilerek, davalinin istinaf basvurusunun bu yönü ile de yerinde oldugu kabul edilmistir…” gerekçesiyle karar bozulmustur. Direnme Karari: 11. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/1745 E., 2019/1730 K. sayili karari ile; sendikal tazminatin davacinin ise baslatilmadigi tarihteki ücreti esas alinarak hesaplanmasi hatali ise de bu hususun istinaf yoluna basvuran davali vekilince istinaf nedeni hatta temyiz nedeni dahi yapilmadigi, kamu düzenine de iliskin bulunmadigindan istinaf incelemesi yapilirken bu yanlisligin re’sen nazara alinmadigi gerekçesiyle direnme karari verilmistir. Direnme Kararinin Temyizi: 12. Direnme karari süresi içinde davali vekili tarafindan temyiz edilmistir. II. UYUSMAZLIK 13. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlik; istinaf dilekçesinde, istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen sendikal tazminatin fesih tarihindeki çiplak ücret yerine ise baslatilmama tarihindeki ücretin esas alinarak belirlenmesi hususunun ayni gün temyiz incelemesi yapilan benzer dosyalarda farkli Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce istinaf sebebi yapilarak istinaf basvurusunun yerinde oldugunun belirlenmesi karsisinda uygulamada istikrar saglanmasi nedeniyle Yargitay tarafindan bozma nedeni yapilip yapilamayacagi, bozmanin kanunun açik hükmüne veya kamu düzenine aykirilik olusturan nedene dayali olup olmadigi noktasinda toplanmaktadir. III. GEREKÇE 14. 2709 sayili Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi’nin (Anayasa) 36. maddesinin birinci fikrasinda, herkesin yargi mercileri önünde davaci veya davali olarak iddiada bulunma ve savunma hakkina sahip oldugu belirtilmistir. Anayasa ile teminat altina alinan bu hak sekli yargilama yapilmasi yaninda adil ve dogru bir yargilamayi da gerektirmektedir. Kanun yollari da adil yargilamanin teminatlarindan biridir. 15. Bu asamada kanun yollari kavramina deginmekte yarar bulunmaktadir. 16. Bir davanin taraflarinin hatali olan mahkeme kararinin düzeltilmesini veya verilen kararin daha üst bir mahkemece denetlenmesini istemeleri kanun yolu kavraminin dogmasina neden olmustur. Kanun yollari ile hukuk sisteminde denetim ve uygulama birligi saglanmaya çalisilmaktadir. Ayrica bir uyusmazlikla ilgili verilen kararda yargi denetimi arttikça uyusmazlik hakkinda verilen kararin hatali olma ihtimali azalip yargi kararlarina duyulan güven de artacaktir. 17. Gerçekleri bulmak amaciyla yapilan yargilamanin denetimi ile somut olaya uygulanmasi gereken hukuk kuralinin dogru tespit edilip edilmediginin ve tespit edilen hukuk kuralinin somut olaya dogru uygulanip uygulanmadiginin denetimi kanun yolunun kapsamini olusturmaktadir. 18. Tüm kanun yollarinda hukuki denetim yapilmasina ragmen, vakia denetimi tamaminda yapilmamaktadir. 19. Kanun yollari ile aleyhine kanun yoluna basvurulan kararlarin kural olarak üst makamlarca, istisnai olarak karari veren mahkemece denetlenerek; ortadan kaldirilmasi veya degistirilmesine buna göre de hatali kararin kesinlesmesinin önlenmesine imkân taninmaktadir. 20. Buradan hareketle kanun yoluna basvurulmasi ilk derece mahkemesinin verdigi nihai kararin kesinlesmesini ve hukuki uyusmazligin sona ermesini engellediginden erteleyici etkiye sahiptir. Öte yandan kanun yoluna basvuru ile incelemenin bir üst mahkemece yapilmasi da aktarici etkiye sahip oldugunu göstermektedir. 21. Kanun yollari hukukumuzda olagan ve olaganüstü kanun yollari olmak üzere ikiye ayrilmaktadir. Kesinlesmis kararlara karsi olaganüstü kanun yoluna basvuru mümkün iken, kesinlesmemis kararlara karsi olagan kanun yollarina basvuru mümkün olmaktadir. Olagan kanun yoluna basvuru kural olarak; hükmün icrasini degil sadece hükmün sekli anlamda kesinlesmesini engellemektedir. 22. 5235 sayili Adli Yargi Ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kurulus ve Görev ve Yetkileri Hakkindaki Kanun ile kabul edilen istinaf yargisi, 20 Temmuz 2016 tarihinde faaliyete baslayan Bölge Adliye Mahkemeleri ile birlikte hukuk sistemimize dâhil edilerek olagan kanun yollari istinaf ve temyiz kanun yollari olarak kabul edilmistir. Olaganüstü kanun yollari ise yargilamanin yenilenmesi ve kanun yararina temyiz kanun yolu olarak düzenlenmis olup, karar düzeltme kanun yolu ise hukuk sistemimizden çikarilmistir. 23. 6100 sayili Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayili Kanun/HMK) 341. maddesi uyarinca, ilk derece mahkemelerince verilen nihai(son) kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karsi istinaf yoluna basvurulabilir. Görüldügü üzere taraflar arasindaki uyusmazligin esasini çözen nihai kararlar yaninda usuli nihai kararlara karsi istinaf kanun yoluna basvuru mümkün oldugu gibi, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü hâlinde itiraz üzerine verilecek kararlara karsi da istinaf basvurusu yapilabilecektir. Kanun'un 341. maddesinin devam eden fikralarinda ise hangi kararlara karsi istinaf kanun yoluna basvurabilecegi, hangi hâllerde bu kanun yolunun kapali oldugu ayrintilari ile düzenlenmistir. 24. Olagan kanun yollarindan biri olan istinaf hukuk yargilamasinin öncelikli amaci, kesinlesmemis ilk derece mahkemesi kararlarini hem maddi hem de hukuki yönden yeniden denetleyerek gözden geçirmektir. Bu kanun yolu ile yargi kararlarina güven duyulmasi ve hata yapilma ihtimalinin azaltilmasi amaçlanmaktadir. Bu özellikleri karsisinda hem erteleyici hem de aktarici bir etkiye sahip oldugu söylenebilir. 25. HMK geregi istinaf basvurusu dilekçe ile yapilmakta olup dilekçede hangi unsurlarin bulunmasi gerektigi de Kanunun ''Istinaf dilekçesi" kenar baslikli 342. maddesinde; (2) Istinaf dilekçesinde asagidaki hususlar bulunur: a) Basvuran ile karsi tarafin davadaki sifatlari, adi, soyadi, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasi ve adresleri. b) Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adi, soyadi ve adresleri. c) Kararin hangi mahkemeden verilmis oldugu ve tarihi ile sayisi. ç) Kararin basvurana teblig edildigi tarih. d) Kararin özeti. e) Basvuru sebepleri ve gerekçesi. f) Talep sonucu. g) Basvuranin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzasi. (3) Istinaf dilekçesi, basvuranin kimligi ve imzasiyla, basvurulan karari yeteri kadar belli edecek kayitlari tasimasi durumunda diger hususlar bulunmasa bile reddolunmayip, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapilir.” seklinde düzenlenmistir. 26. Istinaf dilekçesinde basvuranin kimligi, imzasi, basvurulan kararin belli oldugu kayitlarin yer almasi durumunda diger eksikliklerde Kanunun 355. maddesi geregi gerekli inceleme yapilmalidir. Örnegin, dilekçesinde ad, soyadi ve T.C. kimlik numarasini yazarak sadece “aleyhime verilen karari istinaf ediyorum.” yazili olsa da bu dilekçenin reddedilmeyip istinaf incelemesi kamu düzenine aykirilik yönünden incelenmelidir. Zira istinaf basvuru yolunu kullanan taraf dilekçesinde herhangi bir sebebe dayanmamistir. 27. Istinaf sebepleriyle; ilk derece mahkemesi kararinin ve buna dayanak yargilamanin neden hatali veya eksik oldugunun ileri sürüldügü iddialar kastedilmektedir. Taraflar ilk derece mahkemesinin yargilamayi etkileyen tüm hatali islemlerini hüküm sonucuna etkili olmasi ve istinaf basvurusunda bulunan taraf aleyhine olmasi kosullari ile istinaf sebebi yapabilir. 28. Istinaf dilekçesinde genel olarak kanuna ve hukuka aykiriliktan söz edilmesi yeterli olmayip maddi hukuk kurallarina aykirilik hallerinin somut olarak gösterilmesi gerekir. Ancak hangi hukuk kuralinin yanlis uygulandiginin ayrintili olarak gösterilmesine gerek bulunmamaktadir. Zira, hâkim hukuku re’sen uygulamak zorundadir. 29. Ayrica, istinaf sebepleri dilekçede somutlastirilmalidir. Basvuru dilekçesinin tümü bir bütün olarak degerlendirildiginde istinaf sebepleri anlasilabiliyorsa bu durumda somutlastirmanin yapildigi kabul edilmelidir. Öte yandan bazi konularda daha önce verilen dilekçelere atif yapilarak istinaf sebepleri gösterilebilirse de; bütünüyle ilk derece yargilamasinda sunulan dilekçelere atif yapilarak istinaf sebeplerini gösterilmesi mümkün degildir. 30. Istinaf sebeplerinin sadece sekli kosulu yerine getirmek amaciyla genel ifadeler kullanilarak ileri sürülmesi de yeterli degildir. Istinafa basvuran ilk derece yargilamasi ve karari ile ilgili somut hatalari da belirtmelidir. Örnegin delil degerlendirmesinin hatali oldugunu ileri süren taraf istinaf dilekçesinde bunun gerekçesini de ortaya koymalidir. 31. Istinafa basvuran taraf, dilekçesinde istinaf sebeplerini ve talep sonucunu eksiksiz belirttigi taktirde de dilekçede belirtilen sebepler ve talep istinaf incelemesinin çerçevesini olusturmakla istinaf mahkemesi kural olarak bu talep ve sebeplerle sinirli inceleme yapabilmektedir. Ancak her durumda kamu düzenine aykiri hususlar istinaf mahkemesince re’sen dikkate alinmaktadir. 32. HMK'nin 352. maddesinde istinaf kanun yolunda ön inceleme düzenlenmistir. Düzenlemeye göre; "(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapilacak ön inceleme sonunda asagidaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) Incelemenin baska bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapilmasinin gerekli olmasi b) Kararin kesin olmasi c) Basvurunun süresi içinde yapilmamasi ç) Basvuru sartlarinin yerine getirilmemesi d) Basvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafindan yapilir ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadigi anlasilan dosya incelemeye alinir." 33. HMK'nin “Durusma yapilmadan verilecek kararlar” baslikli 353. maddesinde; "(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadigi anlasilirsa; a) Asagidaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esasi incelemeden kararin kaldirilmasina ve davanin yeniden görülmesi için dosyanin karari veren mahkemeye veya kendi yargi çevresinde uygun görecegi baska bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine durusma yapmadan kesin olarak karar verir: 1) Davaya bakmasi yasak olan hâkimin karar vermis olmasi. 2) Ileri sürülen hakli ret talebine ragmen reddedilen hâkimin davaya bakmis olmasi. 3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasina ragmen görevsizlik veya yetkisizlik karari vermis olmasi veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasina ragmen davaya bakmis bulunmasi (…) 4) Diger dava sartlarina aykirilik bulunmasi. 5) Mahkemece usule aykiri olarak davanin veya karsi davanin açilmamis sayilmasina, davalarin birlestirilmesine veya ayrilmasina, (…) karar verilmis olmasi. 6) (Degisik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyusmazligin çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamis veya degerlendirilmemis olmasi ya da talebin önemli bir kismi hakkinda karar verilmemis olmasi. b) Asagidaki durumlarda davanin esasiyla ilgili olarak; 1) Incelenen mahkeme kararinin usul veya esas yönünden hukuka uygun oldugu anlasildigi takdirde basvurunun esastan reddine, 2) Yargilamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasinda hata edilip de yeniden yargilama yapilmasina ihtiyaç duyulmadigi takdirde veya kararin gerekçesinde hata edilmis ise düzelterek yeniden esas hakkinda, 3) Yargilamada bulunan eksiklikler durusma yapilmaksizin tamamlanacak nitelikte ise bunlarin tamamlanmasindan sonra basvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkinda, durusma yapilmadan karar verilir ". hükmü bulunmaktadir. 34. Ayrica 6100 sayili HMK'nin 355. maddesinde "Inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sinirli olarak yapilir. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykirilik gördügü takdirde bunu resen gözetir.'' düzenlemesi mevcuttur. 35. Bu yasal düzenlemelere göre mahkeme; istinaf incelemesi yapmakla görevli olup olmadigi, ilk derece mahkemesi kararinin kesin olup olmadigi, istinafa basvurunun süresinde yapilip yapilmadigi, basvuru sartlarinin yerine getirilip getirilmedigini, basvuru sebepleri ve gerekçelerinin gösterilip gösterilmedigi hususlarinda ön inceleme yapar. Bunlardan biri hakkinda yaptigi inceleme sonucunda karar vermesi gerekirse bu durumda bunlar hakkinda dosya üzerinden öncelikle karar verir. Eksiklik olmadigini tespit ettigi takdirde esastan incelemeye geçebilmektedir. 36. Istinaf ile ilgili dar ve genis istinaf sistemi olmak üzere iki sistem öngörülmüs olup ülkemizde istinaf sistemi ile ilgili dar istinaf sistemi kabul edilmistir. Genis anlamda istinaf sisteminde ilk derece yargilamasindaki gibi yeniden inceleme yapilmakta, maddi mesele, ortaya çikan degisiklikler herhangi bir sinirlamaya tabi olmaksizin ileri sürülen yeni delil ve olaylar yeniden ele alinarak incelenmektedir. 37. Dar anlamda istinaf sisteminde ise; ilk yargilamadaki her sey yenilenmemekte ilk yargilama bastan sona aynen tekrarlanmayarak maddi olay incelemesi yapilmakta ve kural olarak özellikle ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen hususlar incelenmemektedir. Yani dar anlamda istinaf sisteminde verilen kararin ileri sürülen hususlar çerçevesinde maddi ve hukuki denetimi yapilmaktadir. 38. HMK'nin 357. maddesinin "Yapilamayacak islemler" basligi altinda "...bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar disinda, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanilamaz..." düzenlemesi ile bölge adliye mahkemesince re’sen dikkate alinmasi gereken durumlar disinda ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalarin dinlenmeyecegi ve yeni delillere dayanilmayacagi açikça hükme baglanmistir. 39. Yani, istinaf yolunda tamamen yeni bir yargilama yapildigini söylemek mümkün degildir. Asil amaçlanan ilk derece mahkemesi kararini hukuki ve maddi yönden denetleyerek eksiklikleri gidermek ve hatalari düzeltmektir. Ilk derece yargilamasinin usulüne uygunlugu, vakia tespitlerinin dogru olup olmadigi, hukukun dogru uygulanip uygulanmadigi denetlenmektedir. 40. Ilk derece mahkemesi kararinin istinaf sebepleri ile sinirli olarak yaptigi inceleme sonrasi hatali oldugu tespit edildiginde bölge adliye mahkemesince yeniden yargilama yapilarak esas hakkinda karar verilmektedir. Söyle ki, mahkemenin esas hakkindaki kararinda taraflarin iradeleri ve tasarruflari belirleyici olmaktadir. Istinafin da öncelikli amaci somut olay adaletini gerçeklestirmek oldugundan taraflarin iradesi ve tasarrufuna üstünlük taninmasi da bu amacin dogal sonucudur. Re’sen arastirma ilkesinin uygulandigi davalarda istinaf mahkemesi taraflarca ileri sürülen sebeplerle bagli degilse de taraflarca hazirlanma ilkesini uygulandigi davalarda istinaf sebepleri ile baglidir. Bunun yaninda istinaf sebepleri karsi tarafin muvafakati olmadikça degistirilemez ve genisletilemez. Ancak bu yolla dahi yani karsi tarafin muvafakati ile dahi ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar ileri sürülemeyecegi gibi yeni delillere dayanilamaz ve karsi dava açilamaz. 41. HMK'nin 361. maddesi uyarinca, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarinin iptali talebi üzerine verilen kararlara karsi temyiz yoluna basvurulabilecegi öngörülmüsken ayni Kanunun 362. maddesi ile de temyize kabil olmayan kararlara iliskin düzenleme yapilmistir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesinin nihai kararlarina basvurulacak kanun yolunun istinaf, istinaf mahkemesinin nihai kararlarina karsi ise basvurulacak kanun yolu temyiz yoludur. 42. Temyiz kanun yoluna basvurulmasi için kararin kesin olmamasi, temyiz yoluna basvuruda hukuki yarar bulunmasi ve basvurunun süresinde yapilmasi sarttir. 43. HMK’nin ''Temyiz dilekçesi'' kenar baslikli 364. maddesi ise; "…(2) Temyiz dilekçesinde asagidaki hususlar bulunur: a) Temyiz eden ile karsi tarafin davadaki sifatlari, adi, soyadi, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasi ve adresleri. b) Bunlarin varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adi, soyadi ve adresleri. c) Temyiz edilen kararin hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verilmis oldugu, tarihi ve sayisi. ç) Yargitayin bozma karari üzerine, bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararin veya direnme kararina karsi temyizde direnme kararinin, hangi mahkemeye ait oldugu, tarihi ve sayisi. d) Ilamin temyiz edene teblig edildigi tarih. e) Kararin özeti. f) Temyiz sebepleri ve gerekçesi. g) Durusma istenmesi hâlinde bu istek. g) Temyiz edenin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzasi. (3) Temyiz dilekçesinin, temyiz edenin kimligi ve imzasiyla temyiz olunan karari yeteri kadar belli edecek kayitlari tasimasi hâlinde, diger sartlar bulunmasa bile reddolunmayip temyiz incelemesi yapilir." düzenlemesini içermektedir. 44. HMK’nin 366. maddesinde; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kiyas yoluyla uygulanir." düzenlemesi ile istinaf hükümlerinin temyizde kiyas yoluyla uygulanacagi belirtilmis olmakla kanun koyucu benzer hükümleri tekrarlamak yerine atif yaparak konuyu çözümlemistir. 45. Temyiz basvuru dilekçesinde istinaf düzenlemesini içeren HMK’nin 364. maddesinin 2. fikrasina paralel olarak temyiz edenin ve karsi tarafin ad-soyad, TC kimlik numarasi ve adresleri, varsa kanuni temsilcileri ve vekillerinin adi-soyadi-adresleri, temyiz edilen kararin hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verildigi-tarihi ve sayisi, kararin temyiz edene teblig edildigi tarih, kararin özeti, temyiz sebepleri ve gerekçesi, durusma istenmesi hâlinde bu istek, temyiz edenin veya varsa kanuni temsilcisi yahut vekilinin imzasi bulunmalidir. 46. Temyiz incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapilmaktadir. Ön inceleme sirasinda dosya üzerinden yapilan inceleme ile Daire’nin istinaf incelemesi yapmakla görevli olup olmadigi, kararin temyiz edilebilir nitelikte bulunup bulunmadigi, temyiz basvurusunun süresinde yapilip yapilmadigi, basvuru sartlarinin yerine getirilip getirilmedigini, basvuru sebepleri ve gerekçelerinin gösterilip gösterilmedigi, durusma istemi bulunup bulunmadigi hususlarinda inceleme yapar. Ön inceleme asamasinda eksiklik bulundugunda dosya incelemeye alinacaktir. 47. Ayni Kanun’un 369. maddesinin 1. fikrasinda; "Yargitay, taraflarin ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bagli olmayip, kanunun açik hükmüne aykiri gördügü diger hususlari da inceleyebilir." düzenlemesi mevcut olup bu düzenleme ile temyiz incelemesinin siniri belirlenmistir. 48. Temyiz incelemesinde Yargitay, istinaf incelemesinin aksine taraflarin ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile bagli olmayip kanunun açik hükmüne aykiri gördügü diger hususlari da inceleyebilir. Bu durumda yani temyiz sebepleri ve gerekçelerini gösterilmemesi halinde temyiz incelemesinde istinaf incelemesinden farkli olarak açik kanun hükmüne aykirilik bulunup bulunmadigi hususu da inceleneceginden bu hususun ön inceleme ile incelenmesi mümkün olmayacagindan esastan incelemeye alinmasi gerekmektedir. 49. HMK’nin 371. maddesindeki; (1) Yargitay, asagida belirtilen sebeplerden dolayi gerekçe göstererek temyiz olunan karari kismen veya tamamen bozar: a) Hukukun veya taraflar arasindaki sözlesmenin yanlis uygulanmis olmasi. b) Dava sartlarina aykirilik bulunmasi. c) Taraflardan birinin davasini ispat için dayandigi delillerin kanuni bir sebep olmaksizin kabul edilmemesi. ç) Karara etki eden yargilama hatasi veya eksiklikleri bulunmasi.” yönündeki hüküm ile istinaf incelemesinde kesinlesmeyip Yargitay incelemesi yolu mümkün olan kararlarin bozma sebepleri düzenlenmis olup bu durumlarda Yargitay'in gerekçe göstererek temyiz olunan karari kismen veya tamamen bozabilecegi belirtilmistir. 50. Bu noktada istinaf kanun yolunun olagan kanun yollarindan biri olan temyiz kanun yolu ile farkliliklarina deginmek faydali olacaktir. 51. Temyiz kanun yolunda hukuki denetim söz konusu iken, istinaf kanun yolunda kanunda öngörülen sinirlar ve kurallar çerçevesinde hem hukuki hem de maddi denetim yapilmaktadir. Yani istinaf kanun yolunda vakia ve hukuk denetimi bir arada yapilirken, temyiz kanun yolunda sadece hukukun dogru uygulanip uygulanmadigi incelenmektedir. Bölge Adliye Mahkemeleri ile birlikte hukuk sistemimize giren istinaf yargilamasindan önce Yargitay temyiz incelemesi sirasinda genellikle zorunluluktan maddi (vakia) denetimi de yapmaktaydi. Ancak istinaf kanun yolunun hukuk sistemimize girmesi ile Yargitay HMK’da belirtilen bozma sebepleri ile sinirli olarak inceleme yapacak olmasi sebebiyle artik sadece hukuki denetim yapan bir içtihat mahkemesi hâline gelmistir. 52. Nitekim Yargitay’in hangi sebeplerden dolayi temyiz olunan karari bozabilecegi hususunda düzenleme içeren HMK’nin 371. maddesinin gerekçesinde de; istinaf kanun yolunun hukuk sistemimize girmesi ile zaman zaman maddi vakia ve delil degerlendirmesi yapan Yargitay’in tamamen hukuki denetim ve içtihat mercii oldugu belirtilmistir. 53. Istinaf ve temyiz kanun yolunun bir diger farkli yönleri ise, istinaf kanun yolunda yeniden yapilan inceleme sonucu kararin dogru olmadigi kanaati hâsil olursa istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi yerine geçerek karar verilmesi mümkün iken, temyiz kanun yolunda düzeltilerek onama hâlleri disinda yeni bir karar verilmesi olanakli olmayip, sadece hukukilik denetimi sinirlari içerisinde alt derece mahkemesi kararinin bozulmasina veya onanmasina karar verebilecektir. 54. Istinaf kanun yolunda, somut olay adaletinin öncelikli gerçeklestirilmesi amaçlandigindan aleyhine karar verilen tarafin iddialari incelenerek somut olayda ilk derece mahkemesi tarafindan yapilan hatalarin düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanarak sübjektif haklarin gerçeklestirilmesi amaçlanmakta olup, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi öncelikle denetim ve gerektiginde ilk derece mahkemesi yerine geçerek inceleme yapabilmektedir. Yani istinaf mahkemesi ilkesel nitelikte degil, tamamen o olaya özgü bir karar vermektedir. 55. Temyiz kanun yolunda ise; üst mahkemelerce içtihat olusturulmasi saglanmaya çalisilarak hukukun yeknesak uygulanmasi amaçlanmaktadir. Yeknesak uygulanma ile de üst mahkeme kararlarinin baglayici olmasi degil, aksine yol gösterici olmasi kastedilmektedir. Yargitay’in ileri sürülen temyiz sebepleri ile bagli olmaksizin hukuka aykirilik yönünden sadece inceleme yapmasi, temyiz sonunda uyusmazligin esasi hakkinda karar verilmemesi, hükmün sadece bozulmasi veya onanmasi ile yetinilmesi, temyizin hukuk birligini ve hukukun gelismesini saglamaya hizmet ettigini göstermektedir. Temyiz kanun yolunda ayrica somut olayda dogru karar verilmesi de hedeflenmektedir. Yani hukuk birliginin saglanmasi ve somut olay adaletinin gerçeklestirilmesi temyiz kanun yolunun amacidir. 56. Istinaf mahkemesi mahkemenin hükmünü etkileyen bir usul hatasi olup olmadigini, maddi hukuk kurallarinin dogru bir sekilde uygulanip uygulanmadigini ve vakia tespitlerinin dogru olup olmadigini denetler, bunlardan birinde eksiklik veya hata görürse düzeltilmesi için gerekli incelemeleri yapip esas hakkinda karar verir. Oysa temyiz kanun yolunda; ilk derece mahkemesinin hatali veya yanlis karar vermesi durumunda Yargitay tarafindan karar bozularak dosya yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir. 57. Bu asamada farkliliklari belirtilen bu iki kanun yolunun ilk derece mahkemesi kararini inceleme yönteminin sinirlarina deginmekte yarar vardir. 58. Istinaf mahkemesi, ilk derece kararinin denetimi ve düzeltilmesini yapmasina ragmen bunu ilk derece mahkemesi gibi genis kapsamli yapamaz. Inceleme ancak kanunun izin verdigi sinirlar içinde istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sinirli olarak yapilabilir. 59. Istinaf sebepleri usul kurallarina aykirilik, maddi hukuk kurallarina aykirilik ve vakia tespitlerinin hatali olmasi seklinde karsimiza çikmaktadir. 60. Usul kurallarina aykirilik durumunda; kanun koyucu bazi usul hatalarini mutlak istinaf sebebi; bazi usul hatalarini da nispi istinaf sebebi olarak belirlemistir. 61. Usul kurallarina aykiri mutlak istinaf sebepleri; mahkemeye iliskin temel kurallar ile taraflara veya dava konusuna iliskin usul kurallarinin ihlal edilmesi ve adil yargilanma hakkini ihlal eden usul hatalarinin bulunmasi iken; nispi istinaf sebepleri ise bu belirtilen sebepler disinda kalan ve mahkemenin yanlis veya hatali karar vermesine neden olan tüm usul hatalaridir. 62. Usul hukukuna iliskin nispi istinaf sebepleri ve mahkemece vakia tespitinin hatali yapilarak yanlis sonuca varilmasi durumlari kural olarak istinaf dilekçesinde ileri sürülmesi hâlinde incelenebilecektir. Hâkim taraflarin talepleri ile bagli olup taraflarca ileri sürülmeyen vakialari dikkate alamaz. 63. Buna karsilik maddi hukuk kurallarina aykirilik ve usul hukukuna iliskin mutlak istinaf sebepleri istinaf dilekçesinde ileri sürülmese de mahkemece re’sen incelenebilmektedir. Re’sen inceleme noktasinda HMK’nin “kamu düzenine aykirilik” ölçütü getirmistir. Özellikle kamu düzeninin gerektirdigi hâller disinda istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir husus Bölge Adliye Mahkemesince inceleme konusu yapilamamaktadir. 64. Bir kuralin kamu düzeni ile ilgisi, ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel ve tarihsel gerçeklerine göre belirlenmektedir. Diger bir anlatimla, sözü edilen gerçekler kuralin vazgeçilmezligini; toplumsal yararini ve hukuk düzeninin korunmasina yönelik amacini ortaya koyuyorsa, kuralin kamu düzeni ile ilgisi oldugu kabul edilmelidir. Bilimsel içtihatlarda kamu düzeninin zamana ve mekâna göre degisiklik gösterdigi kabul edilmekte devletlerin vazgeçemeyecegi temel ilkelerde kamu düzenine iliskin olarak degerlendirme yapildigi anlasilmaktadir. Kamu düzenine iliskin hükümler, toplumun veya genel bir grubun menfaatlerini saglamaya ve korumaya yönelik kurallar olmakla bu kurallarin temelinde kamu yararinin, genel ahlak ve adabin ve zayiflarin korunmasi düsüncesi bulunmaktadir. Örnegin, is hukukundaki hizmet tespit davalari kamu düzenine iliskin davalar olup re’sen arastirma kuralina tabidir. 65. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun (HGK) 12.12.1990 tarihli 1990/3-527 E., 1990/627 K. ile 17.02.2010 tarihli ve 2010/9-52 E., 2010/89 K. sayili kararlarinda da ayni ilkeler benimsenmistir. 66. Temyiz incelemesinde ise Yargitay tarafindan bozma sebeplerinin tespit edilmesi hâlinde hükmün kismen veya tamamen bozulacagi bozma sebebi nispi nitelikte ise tespit edilen bozma sebebinin hükmü etkilemesi gerektigi aranmakta iken mutlak bozma sebebi bulunmasi hâlinde ise hükmün sonucunu etkileyip etkilemediginin arastirilmasi gerekli degildir. 67. Sonuç itibariyle inceleme alanlari bakimindan yasal düzenlemeler de dikkate alindiginda; istinaf mahkemelerinin hukuki denetim yapma yetki ve görevi yaninda maddi vakia inceleme yetkisi olan hem denetim hem de vakia mahkemesi oldugu, Yargitay’in ise maddi vakia denetimi yapma yetkisi olmayan sadece denetim yetkisi olan üst mahkeme niteliginde oldugu anlasilmaktadir. 68. Temyiz incelemesinde istinaf incelemesinden farkli olarak kanuna aykirilik maddi hukuk ve usul hukuku yönünden incelenecek, maddi vakialarin denetimi ile delil degerlendirilmesine girilmeyecektir. Istinaf mahkemelerinin hukuk sistemimize girmesi ile Yargitay bir hukuki denetim ve içtihat mercii olmustur. Yargitay artik denetim mahkemesi oldugundan vakialari (istisnalar disinda) inceleyemez. Mahkemenin vakiayi tespit ederken kanuna aykiri davranmasi, delillerle çelisik vakia tespitinde bulunulmasi, maddi vakia tespitinin akla aykiri bir konuya iliskin bulunmasi durumlarinda bu durumlari inceleyip bozma sebebi yapabilecektir. Ancak bu maddi vakia incelemesi sinirli durumlarda ve bu öngörülen hâller dâhilinde yapilabilecektir. 69. Tüm yasal düzenlemeler isiginda her ne kadar Yargitay’in temyiz sebepleri ile bagli olmaksizin kanunun açik hükmüne aykirilik hâllerini inceleyebilecegi öngörülmüsse de, istinaf incelemesinde ileri sürülmedigi için istinaf dairesince incelenmeyen bir konunun temyizde ileri sürülmesi durumunda Yargitay’in bu temyiz sebebini incelemesi mümkün degildir. Diger bir ifadeyle temyiz incelemesinin sinirlarindan biri ve en önemlisi ileri sürülen temyiz sebebinin istinafta ileri sürülüp sürülmedigi ve ileri sürülen sebebin istinaf mahkemesince hukuka aykiri olarak degerlendirilip degerlendirilmedigi hususudur. 70. Somut olayda uyusmazlik konusu olan sendikal tazminatin hangi ücret üzerinden belirlenmesi gerektigine yönelik düzenlemelere de deginmek gerekir. 71. 6356 sayili Sendikalar ve Toplu Is Sözlesmesi Kanunu'nun (6356 sayili Kanun) “sendika özgürlügünün güvencesi” baslikli 25. maddesinde isçilerin, ise alinmalarinin belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi sartlara baglanamayacagi hükme baglanmistir. Yine, isçiler arasinda çalisma sartlari veya çalistirmaya son verilmesi bakimindan ayrim yapilamayacagi da kanunda öngörülmüstür. Sendikal faaliyetlere katilma bu düzenlemeler ile güvence altina alinmistir. 72. Sendikal tazminat, asgari miktari kanunla belirlenmis bagimsiz bir tazminattir. 6356 sayili Kanun sendikal tazminatin asgari miktarini “isçinin ücretinin bir yillik tutari” olarak belirlemis, söz konusu tazminat için üst bir sinir öngörmemistir. Bir yillik tutara iliskin kisim kesin ve götürü niteliktedir. Isçi bu fesihten dogan hiçbir zarari bulunmasa da ücretinin bir yillik tutarinda tazminata hak kazanir. Buna karsilik bu tutarin üzerinde bir tazminata da hâkimin takdirine bagli olarak hükmedilebilir. Bu çerçevede göz önüne alinacak tazminat miktarinin hesabinda kanuni düzenleme olmamakla uygulamada esas alinacak ücret “dar anlamda ücret” yani “isçinin en son giydirilmemis(çiplak) ücreti” olarak belirlenmistir (Narmanlioglu,Ü.:Is Hukuku II Toplu Is Iliskileri, Istanbul 2013, s.167). 73. Somut olaya gelince; ilk derece mahkemesince asil ve birlesen dava hakkinda 22.01.2018 tarihinde karar verildikten sonra davali vekilince süresinde gerekçeli istinaf dilekçesi ile istinaf yoluna basvuruldugu, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayili HMK’nin 341., 355. ve 357. maddelerinde yer alan hükümler dogrultusunda gerekçeli olarak ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzenine iliskin inceleme yapilarak istinaf basvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararinin ortadan kaldirilarak asil ve birlesen dava hakkinda yeniden hüküm kuruldugu anlasilmaktadir. 74. Su durumda yukarida yapilan açiklamalar ile somut olaya iliskin maddi ve hukuki olgulara göre; ilk derece mahkemesi kararini istinaf eden davali vekilince 27.02.2018 havale tarihli istinaf dilekçesinde istinaf sebepleri "basvuru sebepleri ve gerekçelerimiz" basligi altinda somutlastirilmis olup taraf vekilince mahkemece hükmedilen sendikal tazminata yönelik bir istinaf sebebi ileri sürülmedigi ve istinaf dilekçesinin tümü bir bütün olarak degerlendirildiginde de bozma konusu olan sendikal tazminatin istinaf sebebi yapilmadigi, sendikal tazminatin hangi ücret üzerinden hesaplanacagi hususunun da kamu düzenine iliskin olmadigi gibi sendikal tazminatin hesabina esas ücretin belirlenmesinin kanunun açik hükmüne aykirilik teskil etmedigi dikkate alindiginda Bölge Adliye Mahkemesi tarafindan davali vekilince istinaf sebebi yapilmadigi ve bu durum kamu düzenine iliskin bulunmadigi gerekçesiyle re'sen nazara da alinmadigi belirtilerek verilen direnme kararinin usul ve yasaya uygun oldugu sonucuna varilmistir. 75. Açiklanan nedenlerle direnme karari onanmalidir. IV. SONUÇ : Açiklanan nedenlerle; Davali vekilinin temyiz itirazlarinin reddi ile direnme kararinin yukarida açiklanan nedenlerle ONANMASINA, Asagida dökümü yazili (6.980,61 TL) ilâm harcinin temyiz edenden alinmasina, Dosyanin ilk derece mahkemesine, kararin bir örneginin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.03.2021 tarihinde oy birligiyle kesin olarak karar verildi. legalbank.net
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas Numarasi: 2020/6
Karar Numarasi: 2021/342
Karar Tarihi: 25.03.2021
KIDEM, IHBAR VE SENDIKAL TAZMINAT ISTEMI
SENDIKAL TAZMINAT HESABINDA DIKKATE ALINACAK ÜCRET
SENDIKAL TAZMINATIN ISTINAF SEBEBI YAPILMAMASI
SENDIKAL TAZMINAT HESABINDA ESAS ÜCRETIN KAMU DÜZENINE ILISKIN OLMAMASI
ÖZETI: Davaci, açtigi ise iade davasinda ise iade ve sendikal tazminat taleplerinin kabul edildigini, kararin temyiz incelemesinden geçerek kesinlestigini, davali isverene ise baslatilmasi için ihtarname göndermesine ragmen ise baslatilmadigini, fesihten önceki aylik ücretini belirterek kidem, ihbar ve sendikal tazminatlar ile noter masrafinin davalidan tahsiline karar verilmesini talep etmistir. Uyusmazlik, davacinin, hangi tarihteki ücretinin sendikal tazminat hesabinda dikkate alinacagi noktasinda toplanmaktadir. Somut olaya iliskin maddi ve hukuki olgulara göre; ilk derece mahkemesi kararini istinaf eden davali vekilince istinaf dilekçesinde istinaf sebepleri basvuru sebepleri ve gerekçelerimiz basligi altinda somutlastirilmis olup taraf vekilince mahkemece hükmedilen sendikal tazminata yönelik bir istinaf sebebi ileri sürülmedigi ve istinaf dilekçesinin tümü bir bütün olarak degerlendirildiginde de bozma konusu olan sendikal tazminatin istinaf sebebi yapilmadigi, sendikal tazminatin hangi ücret üzerinden hesaplanacagi hususunun da kamu düzenine iliskin olmadigi gibi sendikal tazminatin hesabina esas ücretin belirlenmesinin kanunun açik hükmüne aykirilik teskil etmedigi dikkate alindiginda Bölge Adliye Mahkemesi tarafindan davali vekilince istinaf sebebi yapilmadigi ve bu durum kamu düzenine iliskin bulunmadigi gerekçesiyle re'sen nazara da alinmadigi belirtilerek verilen direnme kararinin usul ve yasaya uygun oldugu sonucuna varilmistir.
1. Taraflar arasindaki “isçilik alacagi” davasindan dolayi yapilan yargilama sonunda, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen istinaf basvurusunun kismen kabulü ile ilk derece mahkeme kararinin kaldirilarak asil ve birlesen davanin kabulüne dair karar davali vekili tarafindan temyiz edilmesi üzerine Yargitay 9. Hukuk Dairesince yapilan inceleme sonunda bozulmus, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince Özel Daire bozma kararina karsi direnilmistir.
2. Direnme karari davali vekili tarafindan temyiz edilmistir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra geregi görüsüldü:
I. YARGILAMA SÜRECI
Davaci Istemi:
4.1. Davaci vekili asil dava dilekçesinde; müvekkilinin davali isyerinde 01.09.2006-03.03.2015 tarihleri arasinda pasta ustasi olarak çalisirken is sözlesmesinin haksiz ve sendikal nedenlerle feshedildigini, davacinin açtigi ise iade davasinda ise iade ve sendikal tazminat taleplerinin kabul edildigini, kararin temyiz incelemesinden geçerek kesinlestigini, davali isverene ise baslatilmasi için ihtarname göndermesine ragmen ise baslatilmadigini, fesihten önceki aylik ücretinin net 2.800TL oldugunu belirterek kidem, ihbar ve sendikal tazminatlar ile noter masrafinin davalidan tahsiline karar verilmesini talep etmistir.
4.2. Mahkemenin birlesen 2017/267 Esas sayili dosyasinda davaci vekili; bosta geçen süre ücret alacaginin davalidan tahsiline karar verilmesini talep etmistir.
Davali Cevabi:
5. Davali vekili cevap dilekçesinde; davanin belirsiz alacak davasi olarak açilamayacagini bu nedenle hukuki yarar yoklugundan reddinin gerektigini, is sözlesmesinin hakli nedenle feshedildigini, davacinin kidem ve ihbar tazminatlarina hak kazanamadigini savunarak davanin reddini istemistir.
Mahkeme Karari:
6. Bursa 5. Is Mahkemesinin 22.01.2018 tarihli ve 2017/148 E., 2018/69 K. sayili karari ile; davacinin kesinlesen ise iade karari sonrasinda süresinde davali isverene ise baslatilmasi için talepte bulundugu ancak ise baslatilmadigi gerekçesiyle asil ve birlesen davalarin kabulüne karar verilmistir.
Bölge Adliye Mahkemesi Karari:
7. Davali vekili tarafindan süresi içerisinde istinaf kanun yoluna basvurulmustur.
8. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince 04.07.2018 tarihli ve 2018/1111 E., 2018/1292 K. sayili karari ile; davanin kismi eda külli tespit davasi olarak açildigi ve davalinin davadan önce temerrüde düsürülmediginin tespiti ile dava dilekçesinde talep edilen miktarlar için dava tarihinden, daha sonra arttirilan miktarlar için ise talep arttirim tarihinden, kidem tazminatina ise davacinin ise baslatilmadigi tarihten itibaren faiz isletilmesi gerektigi ve noter masraflarinin ayri bir alacak kalemi olarak istenemeyecegi gerekçesiyle davalinin istinaf basvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 353. maddesinin 1. fikrasinin (b) bendinin 2. alt bendi uyarinca esastan kismen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararinin kaldirilmasina, asil ve birlesen davalarin kabulüne karar verilmistir.
Özel Daire Bozma Karari:
9. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin yukarida belirtilen kararina karsi süresi içinde davali vekili temyiz isteminde bulunmustur.
10. Yargitay 9. Hukuk Dairesinin 24.04.2019 tarihli ve 2018/8159 E., 2019/9546 K. sayili karari ile; "... 1-Dosya kapsaminin birlikte degerlendirilmesiyle yapilan inceleme sonucunda, uyusmazliga uygulanmasi gereken hukuk kurallarina göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararinin asagidaki bendin kapsami disinda kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüstür
2- Uyusmazlik; davacinin, hangi tarihteki ücretinin sendikal tazminat hesabinda dikkate alinacagi noktasinda toplanmaktadir.
Sendikal tazminat, Is Kanunu'nun 21. maddesinde düzenlenen is güvencesi tazminatindan farkli ve bagimsiz bir tazminat türü olup, isçinin ise basvurusu veya ise baslatilip, baslatilmamasi sartlarina bagli degildir.
Bu nedenle, davacinin geçersizligine hükmedilen fesih tarihindeki çiplak ücreti yerine, ise baslatilmadigi tarihteki ücreti esas alinarak hesaplama yapilan bilirkisi raporuna istinaden, sendikal tazminatin hüküm altina alinmasi hatalidir.
Nitekim, ayni davaliya karsi açilan ve Dairemizce ayni gün temyiz incelemesi yapilan benzer davalarda da farkli Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince bu hususunda gözetilerek, davalinin istinaf basvurusunun bu yönü ile de yerinde oldugu kabul edilmistir…” gerekçesiyle karar bozulmustur.
Direnme Karari:
11. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 13.09.2019 tarihli ve 2019/1745 E., 2019/1730 K. sayili karari ile; sendikal tazminatin davacinin ise baslatilmadigi tarihteki ücreti esas alinarak hesaplanmasi hatali ise de bu hususun istinaf yoluna basvuran davali vekilince istinaf nedeni hatta temyiz nedeni dahi yapilmadigi, kamu düzenine de iliskin bulunmadigindan istinaf incelemesi yapilirken bu yanlisligin re’sen nazara alinmadigi gerekçesiyle direnme karari verilmistir.
Direnme Kararinin Temyizi:
12. Direnme karari süresi içinde davali vekili tarafindan temyiz edilmistir.
II. UYUSMAZLIK
13. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyusmazlik; istinaf dilekçesinde, istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen sendikal tazminatin fesih tarihindeki çiplak ücret yerine ise baslatilmama tarihindeki ücretin esas alinarak belirlenmesi hususunun ayni gün temyiz incelemesi yapilan benzer dosyalarda farkli Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce istinaf sebebi yapilarak istinaf basvurusunun yerinde oldugunun belirlenmesi karsisinda uygulamada istikrar saglanmasi nedeniyle Yargitay tarafindan bozma nedeni yapilip yapilamayacagi, bozmanin kanunun açik hükmüne veya kamu düzenine aykirilik olusturan nedene dayali olup olmadigi noktasinda toplanmaktadir.
III. GEREKÇE
14. 2709 sayili Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi’nin (Anayasa) 36. maddesinin birinci fikrasinda, herkesin yargi mercileri önünde davaci veya davali olarak iddiada bulunma ve savunma hakkina sahip oldugu belirtilmistir. Anayasa ile teminat altina alinan bu hak sekli yargilama yapilmasi yaninda adil ve dogru bir yargilamayi da gerektirmektedir. Kanun yollari da adil yargilamanin teminatlarindan biridir.
15. Bu asamada kanun yollari kavramina deginmekte yarar bulunmaktadir.
16. Bir davanin taraflarinin hatali olan mahkeme kararinin düzeltilmesini veya verilen kararin daha üst bir mahkemece denetlenmesini istemeleri kanun yolu kavraminin dogmasina neden olmustur. Kanun yollari ile hukuk sisteminde denetim ve uygulama birligi saglanmaya çalisilmaktadir. Ayrica bir uyusmazlikla ilgili verilen kararda yargi denetimi arttikça uyusmazlik hakkinda verilen kararin hatali olma ihtimali azalip yargi kararlarina duyulan güven de artacaktir.
17. Gerçekleri bulmak amaciyla yapilan yargilamanin denetimi ile somut olaya uygulanmasi gereken hukuk kuralinin dogru tespit edilip edilmediginin ve tespit edilen hukuk kuralinin somut olaya dogru uygulanip uygulanmadiginin denetimi kanun yolunun kapsamini olusturmaktadir.
18. Tüm kanun yollarinda hukuki denetim yapilmasina ragmen, vakia denetimi tamaminda yapilmamaktadir.
19. Kanun yollari ile aleyhine kanun yoluna basvurulan kararlarin kural olarak üst makamlarca, istisnai olarak karari veren mahkemece denetlenerek; ortadan kaldirilmasi veya degistirilmesine buna göre de hatali kararin kesinlesmesinin önlenmesine imkân taninmaktadir.
20. Buradan hareketle kanun yoluna basvurulmasi ilk derece mahkemesinin verdigi nihai kararin kesinlesmesini ve hukuki uyusmazligin sona ermesini engellediginden erteleyici etkiye sahiptir. Öte yandan kanun yoluna basvuru ile incelemenin bir üst mahkemece yapilmasi da aktarici etkiye sahip oldugunu göstermektedir.
21. Kanun yollari hukukumuzda olagan ve olaganüstü kanun yollari olmak üzere ikiye ayrilmaktadir. Kesinlesmis kararlara karsi olaganüstü kanun yoluna basvuru mümkün iken, kesinlesmemis kararlara karsi olagan kanun yollarina basvuru mümkün olmaktadir. Olagan kanun yoluna basvuru kural olarak; hükmün icrasini degil sadece hükmün sekli anlamda kesinlesmesini engellemektedir.
22. 5235 sayili Adli Yargi Ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kurulus ve Görev ve Yetkileri Hakkindaki Kanun ile kabul edilen istinaf yargisi, 20 Temmuz 2016 tarihinde faaliyete baslayan Bölge Adliye Mahkemeleri ile birlikte hukuk sistemimize dâhil edilerek olagan kanun yollari istinaf ve temyiz kanun yollari olarak kabul edilmistir. Olaganüstü kanun yollari ise yargilamanin yenilenmesi ve kanun yararina temyiz kanun yolu olarak düzenlenmis olup, karar düzeltme kanun yolu ise hukuk sistemimizden çikarilmistir.
23. 6100 sayili Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayili Kanun/HMK) 341. maddesi uyarinca, ilk derece mahkemelerince verilen nihai(son) kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karsi istinaf yoluna basvurulabilir. Görüldügü üzere taraflar arasindaki uyusmazligin esasini çözen nihai kararlar yaninda usuli nihai kararlara karsi istinaf kanun yoluna basvuru mümkün oldugu gibi, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü hâlinde itiraz üzerine verilecek kararlara karsi da istinaf basvurusu yapilabilecektir. Kanun'un 341. maddesinin devam eden fikralarinda ise hangi kararlara karsi istinaf kanun yoluna basvurabilecegi, hangi hâllerde bu kanun yolunun kapali oldugu ayrintilari ile düzenlenmistir.
24. Olagan kanun yollarindan biri olan istinaf hukuk yargilamasinin öncelikli amaci, kesinlesmemis ilk derece mahkemesi kararlarini hem maddi hem de hukuki yönden yeniden denetleyerek gözden geçirmektir. Bu kanun yolu ile yargi kararlarina güven duyulmasi ve hata yapilma ihtimalinin azaltilmasi amaçlanmaktadir. Bu özellikleri karsisinda hem erteleyici hem de aktarici bir etkiye sahip oldugu söylenebilir.
25. HMK geregi istinaf basvurusu dilekçe ile yapilmakta olup dilekçede hangi unsurlarin bulunmasi gerektigi de Kanunun ''Istinaf dilekçesi" kenar baslikli 342. maddesinde;
(2) Istinaf dilekçesinde asagidaki hususlar bulunur:
a) Basvuran ile karsi tarafin davadaki sifatlari, adi, soyadi, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasi ve adresleri.
b) Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adi, soyadi ve adresleri.
c) Kararin hangi mahkemeden verilmis oldugu ve tarihi ile sayisi.
ç) Kararin basvurana teblig edildigi tarih.
d) Kararin özeti.
e) Basvuru sebepleri ve gerekçesi.
f) Talep sonucu.
g) Basvuranin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzasi.
(3) Istinaf dilekçesi, basvuranin kimligi ve imzasiyla, basvurulan karari yeteri kadar belli edecek kayitlari tasimasi durumunda diger hususlar bulunmasa bile reddolunmayip, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapilir.” seklinde düzenlenmistir.
26. Istinaf dilekçesinde basvuranin kimligi, imzasi, basvurulan kararin belli oldugu kayitlarin yer almasi durumunda diger eksikliklerde Kanunun 355. maddesi geregi gerekli inceleme yapilmalidir. Örnegin, dilekçesinde ad, soyadi ve T.C. kimlik numarasini yazarak sadece “aleyhime verilen karari istinaf ediyorum.” yazili olsa da bu dilekçenin reddedilmeyip istinaf incelemesi kamu düzenine aykirilik yönünden incelenmelidir. Zira istinaf basvuru yolunu kullanan taraf dilekçesinde herhangi bir sebebe dayanmamistir.
27. Istinaf sebepleriyle; ilk derece mahkemesi kararinin ve buna dayanak yargilamanin neden hatali veya eksik oldugunun ileri sürüldügü iddialar kastedilmektedir. Taraflar ilk derece mahkemesinin yargilamayi etkileyen tüm hatali islemlerini hüküm sonucuna etkili olmasi ve istinaf basvurusunda bulunan taraf aleyhine olmasi kosullari ile istinaf sebebi yapabilir.
28. Istinaf dilekçesinde genel olarak kanuna ve hukuka aykiriliktan söz edilmesi yeterli olmayip maddi hukuk kurallarina aykirilik hallerinin somut olarak gösterilmesi gerekir. Ancak hangi hukuk kuralinin yanlis uygulandiginin ayrintili olarak gösterilmesine gerek bulunmamaktadir. Zira, hâkim hukuku re’sen uygulamak zorundadir.
29. Ayrica, istinaf sebepleri dilekçede somutlastirilmalidir. Basvuru dilekçesinin tümü bir bütün olarak degerlendirildiginde istinaf sebepleri anlasilabiliyorsa bu durumda somutlastirmanin yapildigi kabul edilmelidir. Öte yandan bazi konularda daha önce verilen dilekçelere atif yapilarak istinaf sebepleri gösterilebilirse de; bütünüyle ilk derece yargilamasinda sunulan dilekçelere atif yapilarak istinaf sebeplerini gösterilmesi mümkün degildir.
30. Istinaf sebeplerinin sadece sekli kosulu yerine getirmek amaciyla genel ifadeler kullanilarak ileri sürülmesi de yeterli degildir. Istinafa basvuran ilk derece yargilamasi ve karari ile ilgili somut hatalari da belirtmelidir. Örnegin delil degerlendirmesinin hatali oldugunu ileri süren taraf istinaf dilekçesinde bunun gerekçesini de ortaya koymalidir.
31. Istinafa basvuran taraf, dilekçesinde istinaf sebeplerini ve talep sonucunu eksiksiz belirttigi taktirde de dilekçede belirtilen sebepler ve talep istinaf incelemesinin çerçevesini olusturmakla istinaf mahkemesi kural olarak bu talep ve sebeplerle sinirli inceleme yapabilmektedir. Ancak her durumda kamu düzenine aykiri hususlar istinaf mahkemesince re’sen dikkate alinmaktadir.
32. HMK'nin 352. maddesinde istinaf kanun yolunda ön inceleme düzenlenmistir. Düzenlemeye göre;
"(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapilacak ön inceleme sonunda asagidaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir:
a) Incelemenin baska bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapilmasinin gerekli olmasi
b) Kararin kesin olmasi
c) Basvurunun süresi içinde yapilmamasi
ç) Basvuru sartlarinin yerine getirilmemesi
d) Basvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi
(2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafindan yapilir ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir.
(3) Eksiklik bulunmadigi anlasilan dosya incelemeye alinir."
33. HMK'nin “Durusma yapilmadan verilecek kararlar” baslikli 353. maddesinde;
"(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadigi anlasilirsa;
a) Asagidaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esasi incelemeden kararin kaldirilmasina ve davanin yeniden görülmesi için dosyanin karari veren mahkemeye veya kendi yargi çevresinde uygun görecegi baska bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine durusma yapmadan kesin olarak karar verir:
1) Davaya bakmasi yasak olan hâkimin karar vermis olmasi.
2) Ileri sürülen hakli ret talebine ragmen reddedilen hâkimin davaya bakmis olmasi.
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasina ragmen görevsizlik veya yetkisizlik karari vermis olmasi veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasina ragmen davaya bakmis bulunmasi (…)
4) Diger dava sartlarina aykirilik bulunmasi.
5) Mahkemece usule aykiri olarak davanin veya karsi davanin açilmamis sayilmasina, davalarin birlestirilmesine veya ayrilmasina, (…) karar verilmis olmasi.
6) (Degisik:22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyusmazligin çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamis veya degerlendirilmemis olmasi ya da talebin önemli bir kismi hakkinda karar verilmemis olmasi.
b) Asagidaki durumlarda davanin esasiyla ilgili olarak;
1) Incelenen mahkeme kararinin usul veya esas yönünden hukuka uygun oldugu anlasildigi takdirde basvurunun esastan reddine,
2) Yargilamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasinda hata edilip de yeniden yargilama yapilmasina ihtiyaç duyulmadigi takdirde veya kararin gerekçesinde hata edilmis ise düzelterek yeniden esas hakkinda,
3) Yargilamada bulunan eksiklikler durusma yapilmaksizin tamamlanacak nitelikte ise bunlarin tamamlanmasindan sonra basvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkinda, durusma yapilmadan karar verilir ". hükmü bulunmaktadir.
34. Ayrica 6100 sayili HMK'nin 355. maddesinde "Inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sinirli olarak yapilir. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykirilik gördügü takdirde bunu resen gözetir.'' düzenlemesi mevcuttur.
35. Bu yasal düzenlemelere göre mahkeme; istinaf incelemesi yapmakla görevli olup olmadigi, ilk derece mahkemesi kararinin kesin olup olmadigi, istinafa basvurunun süresinde yapilip yapilmadigi, basvuru sartlarinin yerine getirilip getirilmedigini, basvuru sebepleri ve gerekçelerinin gösterilip gösterilmedigi hususlarinda ön inceleme yapar. Bunlardan biri hakkinda yaptigi inceleme sonucunda karar vermesi gerekirse bu durumda bunlar hakkinda dosya üzerinden öncelikle karar verir. Eksiklik olmadigini tespit ettigi takdirde esastan incelemeye geçebilmektedir.
36. Istinaf ile ilgili dar ve genis istinaf sistemi olmak üzere iki sistem öngörülmüs olup ülkemizde istinaf sistemi ile ilgili dar istinaf sistemi kabul edilmistir. Genis anlamda istinaf sisteminde ilk derece yargilamasindaki gibi yeniden inceleme yapilmakta, maddi mesele, ortaya çikan degisiklikler herhangi bir sinirlamaya tabi olmaksizin ileri sürülen yeni delil ve olaylar yeniden ele alinarak incelenmektedir.
37. Dar anlamda istinaf sisteminde ise; ilk yargilamadaki her sey yenilenmemekte ilk yargilama bastan sona aynen tekrarlanmayarak maddi olay incelemesi yapilmakta ve kural olarak özellikle ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen hususlar incelenmemektedir. Yani dar anlamda istinaf sisteminde verilen kararin ileri sürülen hususlar çerçevesinde maddi ve hukuki denetimi yapilmaktadir.
38. HMK'nin 357. maddesinin "Yapilamayacak islemler" basligi altinda "...bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar disinda, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanilamaz..." düzenlemesi ile bölge adliye mahkemesince re’sen dikkate alinmasi gereken durumlar disinda ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalarin dinlenmeyecegi ve yeni delillere dayanilmayacagi açikça hükme baglanmistir.
39. Yani, istinaf yolunda tamamen yeni bir yargilama yapildigini söylemek mümkün degildir. Asil amaçlanan ilk derece mahkemesi kararini hukuki ve maddi yönden denetleyerek eksiklikleri gidermek ve hatalari düzeltmektir. Ilk derece yargilamasinin usulüne uygunlugu, vakia tespitlerinin dogru olup olmadigi, hukukun dogru uygulanip uygulanmadigi denetlenmektedir.
40. Ilk derece mahkemesi kararinin istinaf sebepleri ile sinirli olarak yaptigi inceleme sonrasi hatali oldugu tespit edildiginde bölge adliye mahkemesince yeniden yargilama yapilarak esas hakkinda karar verilmektedir. Söyle ki, mahkemenin esas hakkindaki kararinda taraflarin iradeleri ve tasarruflari belirleyici olmaktadir. Istinafin da öncelikli amaci somut olay adaletini gerçeklestirmek oldugundan taraflarin iradesi ve tasarrufuna üstünlük taninmasi da bu amacin dogal sonucudur. Re’sen arastirma ilkesinin uygulandigi davalarda istinaf mahkemesi taraflarca ileri sürülen sebeplerle bagli degilse de taraflarca hazirlanma ilkesini uygulandigi davalarda istinaf sebepleri ile baglidir. Bunun yaninda istinaf sebepleri karsi tarafin muvafakati olmadikça degistirilemez ve genisletilemez. Ancak bu yolla dahi yani karsi tarafin muvafakati ile dahi ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar ileri sürülemeyecegi gibi yeni delillere dayanilamaz ve karsi dava açilamaz.
41. HMK'nin 361. maddesi uyarinca, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarinin iptali talebi üzerine verilen kararlara karsi temyiz yoluna basvurulabilecegi öngörülmüsken ayni Kanunun 362. maddesi ile de temyize kabil olmayan kararlara iliskin düzenleme yapilmistir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesinin nihai kararlarina basvurulacak kanun yolunun istinaf, istinaf mahkemesinin nihai kararlarina karsi ise basvurulacak kanun yolu temyiz yoludur.
42. Temyiz kanun yoluna basvurulmasi için kararin kesin olmamasi, temyiz yoluna basvuruda hukuki yarar bulunmasi ve basvurunun süresinde yapilmasi sarttir.
43. HMK’nin ''Temyiz dilekçesi'' kenar baslikli 364. maddesi ise;
"…(2) Temyiz dilekçesinde asagidaki hususlar bulunur:
a) Temyiz eden ile karsi tarafin davadaki sifatlari, adi, soyadi, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasi ve adresleri.
b) Bunlarin varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adi, soyadi ve adresleri.
c) Temyiz edilen kararin hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verilmis oldugu, tarihi ve sayisi.
ç) Yargitayin bozma karari üzerine, bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararin veya direnme kararina karsi temyizde direnme kararinin, hangi mahkemeye ait oldugu, tarihi ve sayisi.
d) Ilamin temyiz edene teblig edildigi tarih.
e) Kararin özeti.
f) Temyiz sebepleri ve gerekçesi.
g) Durusma istenmesi hâlinde bu istek.
g) Temyiz edenin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzasi.
(3) Temyiz dilekçesinin, temyiz edenin kimligi ve imzasiyla temyiz olunan karari yeteri kadar belli edecek kayitlari tasimasi hâlinde, diger sartlar bulunmasa bile reddolunmayip temyiz incelemesi yapilir." düzenlemesini içermektedir.
44. HMK’nin 366. maddesinde; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kiyas yoluyla uygulanir." düzenlemesi ile istinaf hükümlerinin temyizde kiyas yoluyla uygulanacagi belirtilmis olmakla kanun koyucu benzer hükümleri tekrarlamak yerine atif yaparak konuyu çözümlemistir.
45. Temyiz basvuru dilekçesinde istinaf düzenlemesini içeren HMK’nin 364. maddesinin 2. fikrasina paralel olarak temyiz edenin ve karsi tarafin ad-soyad, TC kimlik numarasi ve adresleri, varsa kanuni temsilcileri ve vekillerinin adi-soyadi-adresleri, temyiz edilen kararin hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verildigi-tarihi ve sayisi, kararin temyiz edene teblig edildigi tarih, kararin özeti, temyiz sebepleri ve gerekçesi, durusma istenmesi hâlinde bu istek, temyiz edenin veya varsa kanuni temsilcisi yahut vekilinin imzasi bulunmalidir.
46. Temyiz incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapilmaktadir. Ön inceleme sirasinda dosya üzerinden yapilan inceleme ile Daire’nin istinaf incelemesi yapmakla görevli olup olmadigi, kararin temyiz edilebilir nitelikte bulunup bulunmadigi, temyiz basvurusunun süresinde yapilip yapilmadigi, basvuru sartlarinin yerine getirilip getirilmedigini, basvuru sebepleri ve gerekçelerinin gösterilip gösterilmedigi, durusma istemi bulunup bulunmadigi hususlarinda inceleme yapar. Ön inceleme asamasinda eksiklik bulundugunda dosya incelemeye alinacaktir.
47. Ayni Kanun’un 369. maddesinin 1. fikrasinda; "Yargitay, taraflarin ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bagli olmayip, kanunun açik hükmüne aykiri gördügü diger hususlari da inceleyebilir." düzenlemesi mevcut olup bu düzenleme ile temyiz incelemesinin siniri belirlenmistir.
48. Temyiz incelemesinde Yargitay, istinaf incelemesinin aksine taraflarin ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile bagli olmayip kanunun açik hükmüne aykiri gördügü diger hususlari da inceleyebilir. Bu durumda yani temyiz sebepleri ve gerekçelerini gösterilmemesi halinde temyiz incelemesinde istinaf incelemesinden farkli olarak açik kanun hükmüne aykirilik bulunup bulunmadigi hususu da inceleneceginden bu hususun ön inceleme ile incelenmesi mümkün olmayacagindan esastan incelemeye alinmasi gerekmektedir.
49. HMK’nin 371. maddesindeki;
(1) Yargitay, asagida belirtilen sebeplerden dolayi gerekçe göstererek temyiz olunan karari kismen veya tamamen bozar:
a) Hukukun veya taraflar arasindaki sözlesmenin yanlis uygulanmis olmasi.
b) Dava sartlarina aykirilik bulunmasi.
c) Taraflardan birinin davasini ispat için dayandigi delillerin kanuni bir sebep olmaksizin kabul edilmemesi.
ç) Karara etki eden yargilama hatasi veya eksiklikleri bulunmasi.” yönündeki hüküm ile istinaf incelemesinde kesinlesmeyip Yargitay incelemesi yolu mümkün olan kararlarin bozma sebepleri düzenlenmis olup bu durumlarda Yargitay'in gerekçe göstererek temyiz olunan karari kismen veya tamamen bozabilecegi belirtilmistir.
50. Bu noktada istinaf kanun yolunun olagan kanun yollarindan biri olan temyiz kanun yolu ile farkliliklarina deginmek faydali olacaktir.
51. Temyiz kanun yolunda hukuki denetim söz konusu iken, istinaf kanun yolunda kanunda öngörülen sinirlar ve kurallar çerçevesinde hem hukuki hem de maddi denetim yapilmaktadir. Yani istinaf kanun yolunda vakia ve hukuk denetimi bir arada yapilirken, temyiz kanun yolunda sadece hukukun dogru uygulanip uygulanmadigi incelenmektedir. Bölge Adliye Mahkemeleri ile birlikte hukuk sistemimize giren istinaf yargilamasindan önce Yargitay temyiz incelemesi sirasinda genellikle zorunluluktan maddi (vakia) denetimi de yapmaktaydi. Ancak istinaf kanun yolunun hukuk sistemimize girmesi ile Yargitay HMK’da belirtilen bozma sebepleri ile sinirli olarak inceleme yapacak olmasi sebebiyle artik sadece hukuki denetim yapan bir içtihat mahkemesi hâline gelmistir.
52. Nitekim Yargitay’in hangi sebeplerden dolayi temyiz olunan karari bozabilecegi hususunda düzenleme içeren HMK’nin 371. maddesinin gerekçesinde de; istinaf kanun yolunun hukuk sistemimize girmesi ile zaman zaman maddi vakia ve delil degerlendirmesi yapan Yargitay’in tamamen hukuki denetim ve içtihat mercii oldugu belirtilmistir.
53. Istinaf ve temyiz kanun yolunun bir diger farkli yönleri ise, istinaf kanun yolunda yeniden yapilan inceleme sonucu kararin dogru olmadigi kanaati hâsil olursa istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi yerine geçerek karar verilmesi mümkün iken, temyiz kanun yolunda düzeltilerek onama hâlleri disinda yeni bir karar verilmesi olanakli olmayip, sadece hukukilik denetimi sinirlari içerisinde alt derece mahkemesi kararinin bozulmasina veya onanmasina karar verebilecektir.
54. Istinaf kanun yolunda, somut olay adaletinin öncelikli gerçeklestirilmesi amaçlandigindan aleyhine karar verilen tarafin iddialari incelenerek somut olayda ilk derece mahkemesi tarafindan yapilan hatalarin düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanarak sübjektif haklarin gerçeklestirilmesi amaçlanmakta olup, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi öncelikle denetim ve gerektiginde ilk derece mahkemesi yerine geçerek inceleme yapabilmektedir. Yani istinaf mahkemesi ilkesel nitelikte degil, tamamen o olaya özgü bir karar vermektedir.
55. Temyiz kanun yolunda ise; üst mahkemelerce içtihat olusturulmasi saglanmaya çalisilarak hukukun yeknesak uygulanmasi amaçlanmaktadir. Yeknesak uygulanma ile de üst mahkeme kararlarinin baglayici olmasi degil, aksine yol gösterici olmasi kastedilmektedir. Yargitay’in ileri sürülen temyiz sebepleri ile bagli olmaksizin hukuka aykirilik yönünden sadece inceleme yapmasi, temyiz sonunda uyusmazligin esasi hakkinda karar verilmemesi, hükmün sadece bozulmasi veya onanmasi ile yetinilmesi, temyizin hukuk birligini ve hukukun gelismesini saglamaya hizmet ettigini göstermektedir. Temyiz kanun yolunda ayrica somut olayda dogru karar verilmesi de hedeflenmektedir. Yani hukuk birliginin saglanmasi ve somut olay adaletinin gerçeklestirilmesi temyiz kanun yolunun amacidir.
56. Istinaf mahkemesi mahkemenin hükmünü etkileyen bir usul hatasi olup olmadigini, maddi hukuk kurallarinin dogru bir sekilde uygulanip uygulanmadigini ve vakia tespitlerinin dogru olup olmadigini denetler, bunlardan birinde eksiklik veya hata görürse düzeltilmesi için gerekli incelemeleri yapip esas hakkinda karar verir. Oysa temyiz kanun yolunda; ilk derece mahkemesinin hatali veya yanlis karar vermesi durumunda Yargitay tarafindan karar bozularak dosya yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.
57. Bu asamada farkliliklari belirtilen bu iki kanun yolunun ilk derece mahkemesi kararini inceleme yönteminin sinirlarina deginmekte yarar vardir.
58. Istinaf mahkemesi, ilk derece kararinin denetimi ve düzeltilmesini yapmasina ragmen bunu ilk derece mahkemesi gibi genis kapsamli yapamaz. Inceleme ancak kanunun izin verdigi sinirlar içinde istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sinirli olarak yapilabilir.
59. Istinaf sebepleri usul kurallarina aykirilik, maddi hukuk kurallarina aykirilik ve vakia tespitlerinin hatali olmasi seklinde karsimiza çikmaktadir.
60. Usul kurallarina aykirilik durumunda; kanun koyucu bazi usul hatalarini mutlak istinaf sebebi; bazi usul hatalarini da nispi istinaf sebebi olarak belirlemistir.
61. Usul kurallarina aykiri mutlak istinaf sebepleri; mahkemeye iliskin temel kurallar ile taraflara veya dava konusuna iliskin usul kurallarinin ihlal edilmesi ve adil yargilanma hakkini ihlal eden usul hatalarinin bulunmasi iken; nispi istinaf sebepleri ise bu belirtilen sebepler disinda kalan ve mahkemenin yanlis veya hatali karar vermesine neden olan tüm usul hatalaridir.
62. Usul hukukuna iliskin nispi istinaf sebepleri ve mahkemece vakia tespitinin hatali yapilarak yanlis sonuca varilmasi durumlari kural olarak istinaf dilekçesinde ileri sürülmesi hâlinde incelenebilecektir. Hâkim taraflarin talepleri ile bagli olup taraflarca ileri sürülmeyen vakialari dikkate alamaz.
63. Buna karsilik maddi hukuk kurallarina aykirilik ve usul hukukuna iliskin mutlak istinaf sebepleri istinaf dilekçesinde ileri sürülmese de mahkemece re’sen incelenebilmektedir. Re’sen inceleme noktasinda HMK’nin “kamu düzenine aykirilik” ölçütü getirmistir. Özellikle kamu düzeninin gerektirdigi hâller disinda istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir husus Bölge Adliye Mahkemesince inceleme konusu yapilamamaktadir.
64. Bir kuralin kamu düzeni ile ilgisi, ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel ve tarihsel gerçeklerine göre belirlenmektedir. Diger bir anlatimla, sözü edilen gerçekler kuralin vazgeçilmezligini; toplumsal yararini ve hukuk düzeninin korunmasina yönelik amacini ortaya koyuyorsa, kuralin kamu düzeni ile ilgisi oldugu kabul edilmelidir. Bilimsel içtihatlarda kamu düzeninin zamana ve mekâna göre degisiklik gösterdigi kabul edilmekte devletlerin vazgeçemeyecegi temel ilkelerde kamu düzenine iliskin olarak degerlendirme yapildigi anlasilmaktadir. Kamu düzenine iliskin hükümler, toplumun veya genel bir grubun menfaatlerini saglamaya ve korumaya yönelik kurallar olmakla bu kurallarin temelinde kamu yararinin, genel ahlak ve adabin ve zayiflarin korunmasi düsüncesi bulunmaktadir. Örnegin, is hukukundaki hizmet tespit davalari kamu düzenine iliskin davalar olup re’sen arastirma kuralina tabidir.
65. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun (HGK) 12.12.1990 tarihli 1990/3-527 E., 1990/627 K. ile 17.02.2010 tarihli ve 2010/9-52 E., 2010/89 K. sayili kararlarinda da ayni ilkeler benimsenmistir.
66. Temyiz incelemesinde ise Yargitay tarafindan bozma sebeplerinin tespit edilmesi hâlinde hükmün kismen veya tamamen bozulacagi bozma sebebi nispi nitelikte ise tespit edilen bozma sebebinin hükmü etkilemesi gerektigi aranmakta iken mutlak bozma sebebi bulunmasi hâlinde ise hükmün sonucunu etkileyip etkilemediginin arastirilmasi gerekli degildir.
67. Sonuç itibariyle inceleme alanlari bakimindan yasal düzenlemeler de dikkate alindiginda; istinaf mahkemelerinin hukuki denetim yapma yetki ve görevi yaninda maddi vakia inceleme yetkisi olan hem denetim hem de vakia mahkemesi oldugu, Yargitay’in ise maddi vakia denetimi yapma yetkisi olmayan sadece denetim yetkisi olan üst mahkeme niteliginde oldugu anlasilmaktadir.
68. Temyiz incelemesinde istinaf incelemesinden farkli olarak kanuna aykirilik maddi hukuk ve usul hukuku yönünden incelenecek, maddi vakialarin denetimi ile delil degerlendirilmesine girilmeyecektir. Istinaf mahkemelerinin hukuk sistemimize girmesi ile Yargitay bir hukuki denetim ve içtihat mercii olmustur. Yargitay artik denetim mahkemesi oldugundan vakialari (istisnalar disinda) inceleyemez. Mahkemenin vakiayi tespit ederken kanuna aykiri davranmasi, delillerle çelisik vakia tespitinde bulunulmasi, maddi vakia tespitinin akla aykiri bir konuya iliskin bulunmasi durumlarinda bu durumlari inceleyip bozma sebebi yapabilecektir. Ancak bu maddi vakia incelemesi sinirli durumlarda ve bu öngörülen hâller dâhilinde yapilabilecektir.
69. Tüm yasal düzenlemeler isiginda her ne kadar Yargitay’in temyiz sebepleri ile bagli olmaksizin kanunun açik hükmüne aykirilik hâllerini inceleyebilecegi öngörülmüsse de, istinaf incelemesinde ileri sürülmedigi için istinaf dairesince incelenmeyen bir konunun temyizde ileri sürülmesi durumunda Yargitay’in bu temyiz sebebini incelemesi mümkün degildir. Diger bir ifadeyle temyiz incelemesinin sinirlarindan biri ve en önemlisi ileri sürülen temyiz sebebinin istinafta ileri sürülüp sürülmedigi ve ileri sürülen sebebin istinaf mahkemesince hukuka aykiri olarak degerlendirilip degerlendirilmedigi hususudur.
70. Somut olayda uyusmazlik konusu olan sendikal tazminatin hangi ücret üzerinden belirlenmesi gerektigine yönelik düzenlemelere de deginmek gerekir.
71. 6356 sayili Sendikalar ve Toplu Is Sözlesmesi Kanunu'nun (6356 sayili Kanun) “sendika özgürlügünün güvencesi” baslikli 25. maddesinde isçilerin, ise alinmalarinin belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi sartlara baglanamayacagi hükme baglanmistir. Yine, isçiler arasinda çalisma sartlari veya çalistirmaya son verilmesi bakimindan ayrim yapilamayacagi da kanunda öngörülmüstür. Sendikal faaliyetlere katilma bu düzenlemeler ile güvence altina alinmistir.
72. Sendikal tazminat, asgari miktari kanunla belirlenmis bagimsiz bir tazminattir. 6356 sayili Kanun sendikal tazminatin asgari miktarini “isçinin ücretinin bir yillik tutari” olarak belirlemis, söz konusu tazminat için üst bir sinir öngörmemistir. Bir yillik tutara iliskin kisim kesin ve götürü niteliktedir. Isçi bu fesihten dogan hiçbir zarari bulunmasa da ücretinin bir yillik tutarinda tazminata hak kazanir. Buna karsilik bu tutarin üzerinde bir tazminata da hâkimin takdirine bagli olarak hükmedilebilir. Bu çerçevede göz önüne alinacak tazminat miktarinin hesabinda kanuni düzenleme olmamakla uygulamada esas alinacak ücret “dar anlamda ücret” yani “isçinin en son giydirilmemis(çiplak) ücreti” olarak belirlenmistir (Narmanlioglu,Ü.:Is Hukuku II Toplu Is Iliskileri, Istanbul 2013, s.167).
73. Somut olaya gelince; ilk derece mahkemesince asil ve birlesen dava hakkinda 22.01.2018 tarihinde karar verildikten sonra davali vekilince süresinde gerekçeli istinaf dilekçesi ile istinaf yoluna basvuruldugu, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayili HMK’nin 341., 355. ve 357. maddelerinde yer alan hükümler dogrultusunda gerekçeli olarak ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzenine iliskin inceleme yapilarak istinaf basvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararinin ortadan kaldirilarak asil ve birlesen dava hakkinda yeniden hüküm kuruldugu anlasilmaktadir.
74. Su durumda yukarida yapilan açiklamalar ile somut olaya iliskin maddi ve hukuki olgulara göre; ilk derece mahkemesi kararini istinaf eden davali vekilince 27.02.2018 havale tarihli istinaf dilekçesinde istinaf sebepleri "basvuru sebepleri ve gerekçelerimiz" basligi altinda somutlastirilmis olup taraf vekilince mahkemece hükmedilen sendikal tazminata yönelik bir istinaf sebebi ileri sürülmedigi ve istinaf dilekçesinin tümü bir bütün olarak degerlendirildiginde de bozma konusu olan sendikal tazminatin istinaf sebebi yapilmadigi, sendikal tazminatin hangi ücret üzerinden hesaplanacagi hususunun da kamu düzenine iliskin olmadigi gibi sendikal tazminatin hesabina esas ücretin belirlenmesinin kanunun açik hükmüne aykirilik teskil etmedigi dikkate alindiginda Bölge Adliye Mahkemesi tarafindan davali vekilince istinaf sebebi yapilmadigi ve bu durum kamu düzenine iliskin bulunmadigi gerekçesiyle re'sen nazara da alinmadigi belirtilerek verilen direnme kararinin usul ve yasaya uygun oldugu sonucuna varilmistir.
75. Açiklanan nedenlerle direnme karari onanmalidir.
IV. SONUÇ :
Açiklanan nedenlerle;
Davali vekilinin temyiz itirazlarinin reddi ile direnme kararinin yukarida açiklanan nedenlerle ONANMASINA,
Asagida dökümü yazili (6.980,61 TL) ilâm harcinin temyiz edenden alinmasina,
Dosyanin ilk derece mahkemesine, kararin bir örneginin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
25.03.2021 tarihinde oy birligiyle kesin olarak karar verildi.
legalbank.net