Kovuşturma evresinde katılma talep etmeyen müştekinin, Hükmü istinaf ve temyiz hakkı yoktur

T.C.

Yargıtay

14. Ceza Dairesi

2020/8317 E.  ,  2021/2102 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı
HÜKÜM : Sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.2019 gün ve 2019/266 Esas, 2019/501 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Müşteki Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi, müşteki Bakanlığın kovuşturma evresinde katılma talep etmeyip istinaf dilekçeleri sunması ve 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,

Sanık müdafisinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;

Sanık ile müdafisinin aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarında olay gecesi katılanla rızaen cinsel ilişkiye girilmesinden sonra farklı numaralardan aranan sanıktan şantajla para tahsil edilmek istendiğini belirterek buna dair ... isimli kişinin katılanla birlikte olan fotoğrafı ile gönderdiği iddia edilen mesajları dosyaya sunmaları, yine müdafisi tarafından sunulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla teyit edilen Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/332 Esas sayılı dosyasına yansıyan ifadelerden katılanın masöz belgesi olmadığı halde... takma adıyla farklı tarihlerde Tılsım Masaj Salonu ile Sihir Masaj Salonunda çalışıp, fuhuş suçundan yapılan soruşturmalarda beyanlarının alındığının anlaşılması, katılanın suç tarihinde fotoğraflarını sanığın hattına daha öncesinde Maydonoz Ajansta çalışması nedeniyle tanıştığı ... isimli kişiye kendisini temsilen yapacağı iş başvurusunda kullanmak amacıyla whatsapp uygulaması üzerinden gönderdiğini ve daha sonra bu numaradan ... isimli kişiyle görüştüğünü iddia etmesine rağmen sanığın telefonda katılanla kendisinin konuşup, bu şekilde tanışarak iletişime geçtiklerini belirtmesi, müdafi tarafından başka bir soruşturma dosyasından temin edilerek sunulan HTS kayıtlarının incelenmesinde sanığın kullandığı hat ile katılanın kullanımındaki hat arasında 12.10.2015 günü 17.14’de 305 sn, 21:39’da 184 sn, 21:47’de 15 sn, 21:49’da 1547 sn, 22:21’de 296 sn, 22:33’de 27 sn, 22:45’de 60 sn, 22:48’de 390 sn. süren görüşmeler yapılıp, 22:47'de sanığa mesaj gönderen katılanın eylemden sonra yoğun şekilde iletişim kurduğu 0532 418 .. .. numaralı hattın... adına kayıtlı olup, daha önce de benzer eylemlere karışmasından dolayı Gebze 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 gün ve 2015/1404 Esas, 2018/463 Karar sayılı ilamıyla şantaj suçundan mahkum olan ... tarafından kullanıldığının bildirimesi, ...’in Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/18544 sayılı soruşturması kapsamında verdiği 09.12.2019 tarihli ifadesinde 2000 yılında evlendiği ...'in kendisini katılan ...'la aldattığını, 532 418 .. .. numaralı hattı 2015 yılından beri kullanan ...2017 yılında cezaevine girince bu hattı kapattırdığını ve eşinin halihazırda cezaevi firarisi olup, nerede olduğunu bilmediğini beyan etmesi, yine HTS kaydına göre suç saati öncesi ve sonrasında katılanın, ....adına kayıtlı 0534 845 .. .. numaralı hatla iletişimde bulunması, olay anında üzerinde olduğunu iddia, ettiği penyenin yırtıldığına ve sanığın silahının bulunduğuna dair kollukça tespit yapılamaması ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 04.02.2020 gün ve 2020/58 Esas, 2020/191 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmesine, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Şimdi Ara
Hemen Sor